30. AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI ESNAF BAYRAMI


30. AHİLİK KÜLTÜR HAFTASI ESNAF BAYRAMI
2017-09-15 - 13:41

Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran, Azerbaycan ın Hoy kasabasında doğmuştur (1171). Hoy, Türkiye nin doğu sınırından 60 km . uzaklıkta ve “Sultan Tuğrul” zamanından beri Türkler in meskûn olduğu bir bölgedir.
Ahi Evran ın asıl adı “Nasırüddin Mahmud el Hoyi” olarak kayıtlara geçmiştir. Ahi Evran ilk eğitimini Azerbeycan da doğum yeri olan Hoy kasabasında aldıktan sonra, Maveraünnehir bölgesinde Horosan a giderek orada ünlü âlimlerden “Fahreddin Râzi” (1149-1209) ve hükemadan, Felsefe ve Kur an-ı Kerim tefsirlerini öğrenmiştir.
Ahi Evran ın hocası Fahreddin Râzi, Horosan da “Farâbî” ve “İbni Sina”nın tüm eserlerini okumuş, onların verdiği bilgileri daha da geliştirerek, tıp, astronomi, astroloji, lisan, edebiyat konularında kitaplar yazmaya başlamıştır.
Râzî hayatta iken çevresinde bulunan kalabalık öğrenci topluluğunun varlığı, onun yüzlerce öğrenci yetiştirdiğini göstermektedir. Bunlar arasında Abdülmuhsin Kayseri, İzzettin Râzî, Sadrettin Konevî, Kadı Burhanettin gibi ünlü isimler de bulunmaktadır. Ahi Evran, Sadrettin Konevî nin çağdaşı olup ikisi de Fahreddin Râzî gibi İbni Sina ve Farâbî nin etkisinde kalmışlardır. Bunlardan başka sultanlar, vezirler ve devlet adamları da Râzî nin derslerini takip etmişlerdir.
Ahi Evran gençliğinde Ahmet Yesevî nin talebelerinden aldığı ilk tasavvuf terbiyesi ile yetişmiş ve olgunlaşmıştır. Ahi Evran, o devrin mutasavvıflarının buluşma yeri olan Bağdat a gitmeye karar verir. Bağdat a gitmeden önce Hac farizasını yerine getirir sonra dönüş yolunda müstakbel kayınpederi “Evhadü d –Din Kirmanî” ile tanışır. Büyük üstad sayesinde halife•“Nâsır Li-di-nillah” ile tanıştırılan Ahi Evran, halifenin kurduğu Fütüvvet Teşkilatı na girer.
Ahi Evran Bağdat ta iken, Fütüvvet teşkilâtının ileri gelenleri ile tanışarak onlardan yararlanmıştır. Araştırmacı Mikâil Bayram ın “Tasavvuf Düşüncesinin Esasları” adlı eserinde ve diğer kaynaklarda Ahi Evran ın çok yönlü bir ilim ve fikir adamı olduğu kaydedilmektedir.
Ahi Evran, Tefsir, Hadis, Kelâm, Fıkıh ve Tasavvuf kitapları yazmıştır. Ayrıca Felsefe, Tıp ve Kimya sahalarında da bilgi sahibi olan çok yönlü bir ilim adamı ve filozoftur. İbni Sina Sühreverdî ve Fahreddin Râzî nin bazı eserlerini Farsça ya çevirmiştir.
Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, kayınpederi Evhadü d –Din Kirmanî ile Anadolu ya gelen Ahi Evran, Konya da Sultan a yazdığı Letaif-i Gıyasiye adlı kitabını sunar, Kitabın 1. cildi felsefe, 2. cildi ahlâk ve siyaset, 3. cildi fıkıh (İslâm hukuku), 4. cildi dua ve ibadet hakkındadır.
İbni Sina hayranı olan hükümdar, kendisine sunulan kitapları beğenmekle kalmaz, aynı zamanda Ahi Evran a ve düşüncesine büyük ilgi gösterir, hatta bu düşüncenin tatbikata geçirilmesine yardım eder. 1205 yılında Kayseri ye gelen Ahi Evran a ve düşüncesine büyük ilgi gösterir, hatta bu düşüncenin tatbikata geçirilmesine yardım eder. 1205 yılında Kayseri de devletin desteği ile debbağları ve diğer sanatkârları da içine alan büyük bir sanayi sitesinin kurulmasına öncülük eder. Her sanat dalındaki birliklerin bir araya toplandığı bu siteler Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat zamanında diğer şehirlerde de kurulmaya başlar.
Sultan Alâeddin Keykubat ın Ahi birliklerini desteklenmesi sonucu Anadolu nun birçok yerinde bu birlikler süratle gelişir. Bu dönem Anadolu Selçuklu Devleti nin iktisaden en parlak dönemi olmuştur. Sultan Alâeddin in oğlu tarafından öldürülmesinden sonra Ahiler bu duruma tavır aldılar. Onun yerine geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev i hiç affetmediler. Ahi Evran ı çekemeyenler onunla yeni hükümdarın arasını açtılar. Alâeddin Keykubat zamanında Konya da medreselerde ders veren Ahi Evran bu sebepten dolayı Konya ya davet edilen Ahi Evran, burada tekrar çeşitli olumsuzluklarla karşılaşır. Bu yüzden burada daha fazla kalmaz ve Kırşehir e gelerek Ahi birliklerinin teşkilâtlandırılmasına hız verir.
Kırşehir e eşi Fatma Ana ile yerleşen Ahi Evran, eşinin kurduğu Anadolu kadınlar birliği (Bacıyân-ı Rum) teşkilâtını da himaye etmiş, her iki teşkilâtın (Ahiyân-ı Rum) büyümesi ve gelişmesi için çaba sarf etmiştir.
Ahi Evran kendi mesleği olan debbağlık dalından başka 32 çeşit esnaf ve sanatkarın lideri olmuştur. Ahi Evran ın Anadolu da kurduğu Ahilik teşkilatının asıl amacı ilim ve bilgiyi insanlığın hizmetine sunmaktı. Türkler, Anadolu ya yerleşirken dönemin bilim adamlarının önerisinden hareketle pozitif ilimlerin gündelik hayatta kullanılabilmesini ve insanların da bundan faydalandırılmasını ön görmüşlerdir.
İlmin tekniğe uygulanmasına örnek olarak;•Cizreli İsmail B. Rezzaz isimli bilim adamının kitabında birçok otomatik makinenin projelerinin çizildiği ve tariflerinin yapıldığı, hatta bazı projelerinin uygulandığı bilinmektedir. Bu makine ve robotlara örnek olarak: Su saati, otomatik musluk, el yıkama ve abdest alma esnasında kendiliğinden su döken makine, kendi kendine müzik çalan makine, otomatik su tulumbaları, su fışkırtan fıskiyeler, şifreli anahtarlar, değişik hareket yapan robotları görmekteyiz. Teknolojinin üretime uyarlanışının ilk örnekleri olan bu buluşlara Ahi Evran önem vermekte idi.
Ahi Evran ın Selçuklu Sultanı II. İzzettin Keykavus a sunduğu Letaif-i Hikmet adlı kitap, sultanlara ve yöneticilere nasihat verici ve “Siyasetname” türü bir eserdir. Bu eserde halkın ihtiyaçları belirlenmekte, bu ihtiyaçların karşılanması, istihdamın, kaliteli bol ve ucuz üretimin arttırılması sırasında çıkabilecek sorunlara karşı tedbirlerin neler olması gerektiği şöyle anlatılmaktadır.
“Allah insanı, medenî tabiatlı yaratmıştır. Bunun açıklaması şudur: Allah insanları yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk, dericilik gibi çeşitli meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi, bu meslek dallarının gerektirdiği âlet ve edevatı imal etmek için de birçok insan gücüne ihtiyaç vardır. Bu yüzden toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerinin üretimi için lüzumlu olan bütün sanat kollarının yaşatılması şarttır. Bununla da kalmayıp, insanların sonradan doğacak ihtiyaçlarını karşılamak için yeni sanat dallarının meydana getirilmesi gerekmektedir.”
Ahi Evran a göre toplumdaki fertlerin büyük bir kesiminin sanata yönlendirilmesi ve her birinin belli bir sanat dalıyla meşgul olması gerekir ki, toplumun ihtiyaçları görülsün. Ahi Evran ın kurduğu Ahilik teşkilâtının eğitim anlayışı bu temel görüşe dayanmaktadır. Devlete düşün görev, bu görüşe destek vererek halkın eğitilmesine ve yönlendirilmesine yardımcı olmaktır. Ahi Evran ın eserinde belirttiği eğitim ve öğretim konusundaki tüm öneriler, Ahi birliklerinde uygulanmıştır. Ahi Evran ın teknik öğretim ve ahlâka yönelik eserleri, yıllarca Ahi birliklerinde ders kitabı olarak okutulmuştur.
Ahi Evran, Letaif-i Gıyasiye, Letaif-i Hikmet ten başka Vaziyet, Ruh un Bekâsı, Tıp ve İbni Sina dan tercüme kitabı dâhil olmak üzere, yirmiye yakın eser bırakmıştır.


Haberler ile İlgili Haberler

Odalarımız

Fotoğraf Galerisi

MESLEK ODASI BAŞKANLARI

MESLEK ODASI BAŞKANLARI

ESNAF ODASI GENEL SEKRETERLERİ

ESNAF ODASI GENEL SEKRETERLERİ

VESOB YÖNETİM VE DENETİM KURULU

VESOB YÖNETİM VE DENETİM KURULU

BAŞKANLAR KURULU

BAŞKANLAR KURULU

ODA BAŞKANLARIMIZ (BAŞKANLAR KURULU

ODA BAŞKANLARIMIZ (BAŞKANLAR KURULU

Binamızın Fotoğrafları

Binamızın Fotoğrafları

Foto Galeri

Bilgi Edinme Formları